| | Üretsiz Blog oluştur
www.naazimca.tr.gg

Karagümrük Hakkında

Yetişen önemli futbolcular

Karagümrük'te futbol oynayarak milli takımımıza ve diğer kulüplerimize kazandırılan futbolculardan bazıları:

  • Naci Erdem
  • Ahmet Karlıklı
  • Cahit Candan
  • Ahmet Berman
  • Tuncay Becedek
  • Ayhan Hançer
  • Kadri Kartal
  • Gazanfer Utkan
  • Tarık Kutver
  • Zekai Selli
  • İsmail Kurt
  • Musa Sezer
  • Aydın Yelken
  • Abdülkerim Durmaz
  • Oktay Derelioğlu
  • Serdar Toprakdere

Kupalar

  • 1932 Cumhuriyet Kupası
  • 1932 Halk Kupası
  • 1933 Cumhuriyet Kupası
  • 1933 Haber Fırkası Kupası
  • 1934 3. Küme Şampiyonu
  • 1936 Zafer Kupası
  • 1941 - 1942 2. Küme Şampiyonu
  • 1946 - 1947 İstanbul Amatör 5. Küme Şampiyonu
  • 1947 - 1948 İstanbul Amatör 4. Küme Şampiyonu
  • 1948 - 1949 İstanbul Amatör 3. Küme Şampiyonu
  • 1949 - 1950 İstanbul Amatör 2. Küme Şampiyonu
  • 1950 - 1951 İstanbul Amatör 1. Küme Şampiyonu
  • 1950 - 1951 Voleybol: İstanbul Şampiyonluğu
  • 1951 - 1952 İstanbul Amatör 1. Küme Şampiyonu
  • 1951 - 1952 Voleybol: İstanbul Şampiyonluğu
  • 1952 - 1953 İstanbul Şampiyonu
  • 1953 - 1954 İst. Amt. 1. Küme Grup Şampiyonu
  • 1953 - 1954 İstanbul Şampiyonu
  • 1954 - 1955 İstanbul Şampiyonu
  • 1954 - 1955 Türkiye Birinciliği Grup Şampiyonu
  • 1955 - 1956 Mahalli Lig Şampiyonluğu
  • 1957 - 1958 2. Lig Şampiyonluğu
  • 1957 - 1958 Centilmenlik Kupası
  • 1957 - 1958 Cumhuriyet Kupası
  • 1965 - 1966 Federasyon Şampiyonu
  • 1970 - 1971 Genç Takım: İst. Gençler Grup
  • 1979 - 1980 Amt. Takım: İstanbul Şampiyonluğu
  • 1980 - 1981 Basketbol: 4. Küme Şampiyonluğu
  • 1980 - 1981 3. Lig Şampiyonluğu
  • 1981 - 1982 Basketbol: 3. Küme Şampiyonluğu
  • 1982 - 1983 2. Lig Şampiyonluğu
  • 1988 - 1989 3. Lig Şampiyonluğu
  • 1997 - 1998 İstanbl Amatör Küme Şampiyonluğu
  • 1998 - 1999 İstanbl Amatör Küme Şampiyonluğu
  • 1999 - 2000 İstanbl Amatör Küme Şampiyonluğu
  • 1999 - 2000 Türkiye Amatör Lig Şampiyonluğu
  • 2001 - 2002 3. Lig Şampiyonluğu
  • 2003 - 2004 2. Lig B Kategorisi Şampiyonluğu
  • 2007 Kadriye Kupası
  • 2008 Abant Kupası

 

FATİH KARAGÜMRÜK

Fatih Karagümrük 1926 yılının ilkbaharında Muhtar Bey ve arkadaşlarının gayretleri ile Acıçeşme ve Karagümrük Gençleri takımlarının birleşmesiyle, "Karagümrük İdman Yurdu" adıyla kurulmuştur. Takımın forma renkleri Karagümrük tulumbacılarının o dönemdeki başarılarına bir atıf olarak kırmızı alevi, siyah ise dumanı temsil edecek şekilde seçilmiştir.

19321933 yılları Karagümrük Kulübü'nün başarılarının başlangıç tarihleridir. Bu yıllarda Cumhuriyet kupası maçlarının tüm rakiplerini yenerek bu kupayı müzesine götürmüştür. Ayrıca bu dönemde "Halk Fırkası" kupasını da kazanmıştır. O yıllarda kadrosundan Baba Hakkı'yı Beşiktaş’a veren takımın dahilinde, Necdet Gezen (Müjdat Gezen'in babası), gazeteci Asaf Ayçıl, Dr. Mustafa Çakar (Hakem Ahmet Çakar’ın babası), Yaylı Ferit, Albay Rıza Erseven, Dr. Güngör Turhan gibi zamanının değerli futbolcuları vardı.

1942 sezonuna kadar Türkiye liglerinde mücadele eden Karagümrük tam İstanbul 1.Profesyonel Ligi'ne şampiyon olarak çıkmasının ardından sahası elinden alınarak Eminönü ilçesi sınırlarında olan Vefa Spor Kulübü ile birleştirilmek istenmiş ve kulübün 19421946 yıllarına kadar kapalı kalmasına sebebiyet verilmiştir. Takım 19461947 sezonunda liglere 5.kümeden başlayarak ardarda her yıl şampiyon olarak 19561957 sezonunda da ikinci lig şampiyonu olarak 1.Lige katılmış ve burada 5 sezon mücadele etmiştir. Takımın 6.sezonu ise 1983-1984 sezonu olmuştur.

KARA KARTALLAR EFSANESİ

KARA KARTALLAR EFSANESİ


Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş, 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla girer. Haftalar ilerledikçe puan farkını açan Beşiktaş, ligde liderliğini sürdürmektedir. Bitime 5 hafta kala rakip Süleymaniye’dir. 19 Ocak 1941 Pazar günü Semih Duransoy’un hakemliğini yaptığı Şeref Stadı’ndaki maça Beşiktaş şu kadro ile çıkar: Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref, Eşref. O sezon bütün maçlarda olduğu gibi, Takımımız yine muhteşem bir oyun ortaya koyar. Maçın ikinci yarısının ortalarıdır. Beşiktaş takımı farklı önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirmektedir. İşte o sıralarda Beşiktaş’ın akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir ses yükselir: “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”... Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazeteciler, çınlayan sesle donup kalmıştır. Son derece isabetli bir benzetmedir o anda yapılan. O sezon rakiplerini ezip geçen Beşiktaşlı futbolcuları “Kara Kartal”dan, oynadıkları futbolu “Kara Kartal gibi hücum etmek”ten başka bir şekilde tarif etmek mümkün değildir. Tribünlerden gelen sesin sahibi Mehmet Galin isimli bir balıkçıdır.

Voleci Şeref lakabıyla maruf Şeref Görkey’in voleyle attığı 3 muhteşem gol ve kaptan Hakkı’nın, Şakir’in ve Şükrü’nün birer golüyle sahadan 6-0 galip ayrılırlar.

Bu maçın ardından, Beşiktaş’ın sembolü “Kara Kartallar” olmuştur.

KURULUŞ

KURULUŞ

1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.
1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi.

Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi.
 

RENKLERİMİZ VE İLK ROZETİMİZ (Beşiktaş)

RENKLERİMİZ VE İLK ROZETİMİZ

1906 Rozeti 1906 Rozeti arkası
Yıllardır Beşiktaş’ın ilk renklerinin kırmızı-beyaz olduğu, Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinin ardından siyah-beyaz olarak değiştirildiği söylenir. Beşiktaş tarihi ile ilgili bir çok kaynak böyle yazmaktadır. Ancak 100. yıl belgeselinin hazırlanması sırasında yapılan ayrıntılı araştırmalarda, kırmızı rengin kullanılmadığı, renklerimizin her zaman siyah-beyaz olduğu yönündeki belgeler ağırlık göstermiştir. Beşiktaş 100. Yıl Belgeseli yapımcısı Tuğrul Yenidoğan, yaptığı araştırmalar sonucunda bu tartışmalara noktayı koymuştur:

Osman Paşa Konağı’nda başlangıçta ferdi sporlar yapıldığından herhangi bir forma rengine gereksinim duyulmadı. Ancak sporcuların sayısı her geçen gün yeni katılımlarla artmaya devam edince, eğitimini Fransız mektebinde tamamlamış Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini topladı. Okul günlerinde kullandığı, okulunun renklerini taşıyan rozeti yakasından çıkardı ve gösterdi: “Bizler de tıpkı bu rozet gibi bir rozet yaptırmalı ve Kulübümüz’de spora devam eden her azayı bu rozeti taşımaya mecbur tutmalıyız” dedi. Toplantıya katılanlar Mehmet Şamil Bey’in teklifini heyecanla kabul ettiler. Toplantının sonunda rozette yer alacak kulüp renkleri de kararlaştırıldı. Tabiatın bütünüyle birbirine zıt iki ana rengi kulüp renkleri olarak seçildi: Siyah ve Beyaz...
Beşiktaş’ın ilk rozetinin yapıldığı tarih, Fransız mektebindeki rozetlerden esinlenerek miladi yıl olarak “1906” yazıldı. Üstte Arap harfleriyle “Beşiktaş” yazarken, sağda “J”, solda “K” harfleri yer aldı. Rozetin arka yüzünde “Konstantinopolis”te yapıldığı yazılıdır ve iç tarafında rozeti yapan ustanın mührü yer almaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldızın 6 köşeli olduğu dikkat çekmektedir. 2. Meşrutiyet’e kadar (1908) bu 6 köşeli yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından Onursal Başkanımız Süleyman Seba’ya hediye edilmiştir.



Get haykofunclup chat group | Goto haykofunclup website